Aslında Nedir?

En sevdiğim şey ne mi? ‘Hayat’ Neden? ‘Çünkü imkansızı imkanlı kılıyor’ Nasıl? ‘Umut ve zaman’

Nereden nereye sorusunu düşününce kendimi çok ilginç bir noktada(gülümserken) buldum. Yazmak istediğim konu ‘her şey çok kötü giderken (yada sen çok kötü gittiğini düşünürken) bir şekilde her şey #zamanla nasıl yoluna giriyor?’ Aslında burada dikkat edilmesi gerekilen şey işlerin yoluna girmesi değil. Aslında her şey her zaman yolunda gidiyor. Aslında her şey her zaman olması gerektiği gibi gidiyor. Önemli olan nokta bizim bu gidişatı nasıl yorumladığımız. Yani aslında ‘sen’ istemezsen hiçbir şeyin kötü gittiğini düşünmezsin ve bir anda gerçekten hiçbir şey kötü gitmez.

Bu ‘istememe’ durumu için benim aklıma gelen ilk adım umut. Her ne olursa olsun umutlu olmak ve hayal kurmak. İmkanlı veya imkansız fark etmez, sadece umut et ve güzel hayaller kur. Bundan sonra gerisini zamana bırak (arada bir iki göz ardı edilebilir nokta olabilir)…Ne kadar zaman alır inan kimse bilmiyor ama er yada geç su akıyor ve yolunu buluyor. Bir sabah uyandığında o seni üzen ‘şeyleri’ düşününce kendini ‘vay be’ deyip gülümserken bulucaksın. Daha sonra onlara gülümsediğini fark edip, kendine inanamayıp tekrar gülümsüyeceksin. İnan çok ilginç gelicek ama gerçek ve tadından yenmiyecek kadar güzel.

Birde yapılmaması gerekilen şey var: unutmaya ‘çalışmak’. İnsanın kendine verebilceği en büyük zarar/zaman kaybı/saçmalık/hadi ordan. Kimse unutmak istediği şeyi unutmuyor/unutamıyor. O her zaman orada bir yerde kalacak. Önemli olan onun yanına başka şeyler koyabilmekte.

Evet bencede yazması çok kolaydı.